Kayseri’de Bir Fabrika, On Yıl ve İçimde Biriken Sessizlik Sabahları Erciyes’in soğuk yüzü pencereden içeri sızarken, işe gitmeden önce mutfakta içtiğim çayın buharına bakıyorum. Defterim hep masanın köşesinde duruyor. Yazmasam bile orada olması iyi geliyor. Sanki bir şeyleri tutuyor, dağıtmıyor. O gün de öyle bir sabahtı. Kayseri’nin o sert ama garip şekilde alıştığım rüzgârı vardı. Fabrikaya giden servise bindiğimde herkes suskundu. On yılını aynı yerde geçiren bir adamın sessizliği olur ya… işte öyle bir hava. Ben o gün sadece bir şeyi düşünüyordum: 10 yıllık işçi kendi istifa ederse tazminat alır mı? Sorunun kendisi bile içimde bir yere takılı kalmıştı. Çünkü…
Yorum BırakEtiket: de
Değerli ziyaretçiler, Bace ekibi bu yazısında “Kaskoda kış lastiği zorunlu mu” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Kaskoda Kış Lastiği Zorunlu mu? Sokaktan Bakınca Görünen Gerçek ve Görünmeyen Eşitsizlikler “Kaskoda kış lastiği zorunlu mu?” sorusu ilk bakışta teknik bir sigorta detayı gibi duruyor. Ama İstanbul gibi bir şehirde yaşayınca insan şunu çok hızlı fark ediyor: Bu soru sadece lastikle ilgili değil, doğrudan hayatla, güvenlikle ve hatta kimin daha çok risk altında yaşadığıyla ilgili. Ben bu şehirde toplu taşımada sabah işe gidenleri, gece vardiyasından dönenleri, sanayide çalışanları, kurye motorlarını, beyaz yakalıları ve görünmeyen emeği taşıyan insanları her gün gözlemliyorum. Ve şunu net söyleyebilirim:…
Yorum BırakİŞKUR Maaşı Kaç Ay Alınır? Sistemi Seveni de Var, Eleştireni de — Ben İkinci Gruba Daha Yakınım Hoş geldiniz! Bace olarak bu yazımızda “İŞKUR gençlik maaşı ne kadar” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz. Bazı konular var ki Türkiye’de konuşmaya başladığında sohbet ya iki dakikada derinleşir ya da herkes aynı anda telefona bakmaya başlar. İŞKUR maaşı kaç ay alınır? sorusu da tam olarak bu kategoriye giriyor. Çünkü mesele sadece “kaç ay para yatıyor” değil; işsizlik, güvencesizlik, sistemin adaleti ve insanın hayata tutunma şekliyle ilgili. İzmir’de 28 yaşında, sosyal medyada sürekli bir şeylere yorum yazan, tartışmayı seven ama bazen de “ben niye bu…
Yorum BırakGurbetteyim Ne Demek? Bir Antropoloğun Kültür, Kimlik ve Aidiyet Üzerine Yolculuğu Bir Antropoloğun Girişi: Kültürlerin Arasında Kaybolmak Kültürlerin çeşitliliğini merak eden bir antropolog olarak, “gurbetteyim” cümlesini duyduğumda aklıma yalnızca coğrafi bir uzaklık değil, insanın kendi kültürel kimliğinden geçici olarak kopuşu gelir. Bir bireyin “gurbetteyim” deyişi, aslında bir kültürel duruşun, bir ritüel geçişin ifadesidir. Bu ifade, yersizleşmenin değil, yeniden kök salmanın hikâyesidir. Antropolojik olarak “gurbette olmak”, yalnızca bir yer değiştirmek değil, bir kimlik dönüşümü yaşamaktır. Her göç, her ayrılık, her yeni başlangıç, kültürün içindeki sembolleri ve anlamları yeniden üretir. O hâlde soralım: “Gurbetteyim” derken, gerçekten neredeyiz? Ritüellerin Dili: Ayrılıktan Yeniden Doğuma…
8 YorumTarla İmara Açılınca Yüzde Kaçı Gider? Eşitlik, Adalet ve Toplumsal Dönüşümün Hikâyesi Kimi zaman bir köy yolundan geçerken yemyeşil bir tarlanın yerini beton binalara bıraktığını görürüz. “Eskiden burada mısır tarlası vardı,” der biri, bir diğeri ise “Artık burada yaşam var.” İmar, sadece toprağın değil, insanların da kaderini değiştirir. Ama bu değişim her zaman eşit mi olur? İşte tam da bu sorunun kalbinde, “tarla imara açılınca yüzde kaçı gider?” meselesi durur. Bir Kadının Gözünden: Emeğin Toprağa Karıştığı Hikâye Ayfer Hanım, yıllarca ailesinin tarlasında çalıştı. Yazın sıcağında elleriyle ektiği buğdayın her tanesi onun emeğini taşırdı. Fakat bir gün belediyeden bir yazı geldi:…
6 Yorum