İçeriğe geç

70 yaşında erkeğin çocuğu olur mu ?

70 Yaşında Erkeğin Çocuğu Olur Mu?

Bazen hayat, insanın kafasında bir soru bıraktığı anlarda daha da derinleşir. Bir düşünce, bir kavram, bir durum… Tüm hayatımızı sorgulamamıza neden olabilir. Benim için de o soru, “70 yaşında erkeğin çocuğu olur mu?” sorusu oldu.

Bunu düşündüğümde, içimde bir sürü karmaşık duygu oluşuyor. Hayal kırıklığı, umudu kaybetme, ama bir yandan da… bir umut ışığı… Çünkü yaşamak, insanın gerçekten anlamlandırdığı her anı ve her durumu içeren bir süreç, değil mi? Ama bu soruya verdiğim cevabı bulmak, bence hayatın derinliklerine dalmaktan farksız.

Bir sabah Kayseri’de, çamaşırları asarken, mahalledeki yaşlı adamın çocuklarıyla oynarken ki görüntüsü gözümün önünden gitmiyordu. Bu adamı yıllardır tanıyorum. Her sabah, kahvesini yudumlayarak parkta yürür, bazen yanına gelen çocuklar için dondurma alır. Ama asıl hikaye o çocukların ya da hayatının dönüm noktası, aslında biraz daha başka bir yerdeydi.

Taner Amca ve Oğlu

Taner Amca, 70 yaşına girmişti. Dört yıl önce eşi vefat etmişti ve o zaman, her şeyin ne kadar değiştiğini anlamıştı. Gözlerindeki donukluk, yaşadığı kaybın ağırlığı… Ama Taner Amca’nın hayatında başka bir şey vardı; o da yeni bir başlangıç. Yaşadığı bu kayıpların içinde, henüz 45 yaşında bir kadına aşık olmuştu. Herkes gibi ben de ondan uzak durmaya çalıştım, “Yaşının verdiği bir yorgunlukla geçici bir şeydir” diye düşünüyordum. Ancak Taner Amca, biraz da gururlu bir şekilde, bir gün bana hayatını anlatmaya başladı.

“Benim de bir oğlum olacak,” dedi o gün. Benim aklımı karıştıran şey, bu kadar yaşlı bir adamın, doğurganlık adına şansının az olabileceğiydi. Kendi içimde korkularım vardı, “Ya gerçekten böyle bir şey mümkün mü?” diye.

Ancak Taner Amca, bana bu duyguların ve düşüncelerin ötesinde bir şey anlatmaya başlıyordu:

“Hayat, benim çocuklarımla geçen yıllarda bana öğrettiği tek şey şuydu, bir şey ne kadar zor olursa, elde edilmesi o kadar değerli oluyor.”

İlk başta buna pek anlam veremedim. Taner Amca, hep sabırlı, kararlı bir adamdı. Ama içinde yaşadığı hislerin gücünü çok geç fark ettim. Bir gün beni kahve içmeye çağırmıştı, o günde bana, kızı gibi gördüğü kadınla geçirdiği o anları anlattı. Onunla olan her gününde, bir o kadar heyecan duyduğundan bahsediyordu. Gözleri parlıyordu. Ve işte o an, Taner Amca’nın asıl cevabını verdiği anı duydum.

“Yaşımın bir önemi yok. Eğer içimde yaşama arzusu varsa, her şey mümkündür. Bunu anlamak için genç olmak gerekmez.”

Bir Umut, Bir Karar

Taner Amca’nın, 70 yaşında yeni bir çocuk sahibi olma kararı, bazen bana çok uzak, bazen ise çok yakın geldi. İçimde bir hayal kırıklığı vardı, çünkü doğanın yasaları, biyolojik bir gerçekti. Ama onun kararlılığı, bana çok şey öğretti. Kendi sınırlarımızın dışına çıkmak, hayatta ne kadar mücadele ettiğimizi görmek, belki de hayatın gerçek anlamıdır.

Bir akşam, Taner Amca beni yine kahve içmeye davet etti. Ama bu sefer bir fark vardı: Taner Amca’nın yanında, gözleri pırıl pırıl, elinde bir fotoğraf vardı.

“Bu oğlum, ne zaman doğduğunu bilmiyorum ama… çok yakında beni arayacak, eminim,” dedi.

O fotoğrafı görmek, bana Taner Amca’nın inanılmaz bir gücünü gösterdi. İçindeki hayata dair umudu, başka bir insanın yaşamına dahil olma arzusunu… Onun için 70 yaş, sadece bir sayıya dönüşmüştü. Yaşadığı hayattan vazgeçmiyor, her şeyi olduğu gibi kabul ediyor, kalbinin istediği şekilde yaşamaya karar veriyordu.

İçimde bir şey kırıldı. Bir insan ne zaman isterse, hayatta yeniden başlamak mümkün müdür? Taner Amca, bana bu soruyu sordurdu. Bir insan, geçmişindeki hataları, kayıpları, yaşadığı yılları geride bırakıp, yeni bir adım atabilir mi? Hangi yaşta olursa olsun? Yaşadığı zamandan daha çok bir şeyler istiyordu Taner Amca, belki de yeni bir sorumluluk, yeni bir heyecan, ama daha çok hayata dair bir umut.

Ve O Gün Geldi

Ve sonra o gün geldi, Taner Amca’nın telefonundan gelen haberle sarsıldım. Oğlunu öğrenmişti. Aşkla, umutla beklediği bir dönemin meyvesi… Bir insanın yaşadığı her şeyin bir anlamı olmalıydı diyorum, içimdeki duygular karışık bir şekilde.

Taner Amca, belki de 70 yaşında bile, yeniden bir şeyler başarabileceğini kanıtladı. Ancak bu sadece biyolojik bir olgu değildi, aynı zamanda bir duygu, bir karardı. Oğlunun olması, Taner Amca’nın içindeki güçlü arzu ve sevgiyle birleşmişti. Bu kadar yaşlı bir adamın çocuğu olması, ne kadar olağan dışı olsa da, Taner Amca’nın hayatını yeniden anlamlandırdı. Onun için her şeyin yeniden başlaması gerektiğine inandığı bir noktada, 70 yaşında bir adamın çocuk sahibi olması, inanılmaz bir anlam taşımaya başladı.

Sonuçta, İnsan Ne Zaman İsterse Başlar

Bundan sonra, bu soruyu bir daha sormadım kendime. “70 yaşında erkeğin çocuğu olur mu?” değil, “Bir insan ne zaman isterse, hayatta yeniden başlayabilir mi?” sorusu daha önemli bir hâle geldi. Taner Amca bana sadece biyolojik olarak değil, ruhsal olarak da hayatta yeniden başlama cesareti verdi. O, yaşının ve tüm geçmişinin ötesinde, içindeki umutla bir adım attı ve belki de bunun en değerli şey olduğunu gösterdi.

Hâlâ içimde bir soru var: 70 yaşında bir adamın çocuğu olur mu? Cevap? Evet, olur. Ama belki de doğru soru şu: “Bir insan ne zaman isterse, hayatta her şey mümkündür.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet güncel